BAŞLIK I. Temel norm
Bölüm 1. Temel norm
Madde. 1: 101. Temel norm

(1) Bir başkasının uğradığı zarar kendisine at-fedilebilen kimse, onu tazminle yükümlüdür.
(2) Zarar, bir kimseye özellikle
a) onun kusurlu bir davranışı,
b) makul olmayan ölçüde tehlikeli faaliyetleri ya da
c) cuyo auxiliar lo haya causado en el ejercicio de sus funciones. nedeniyle atfedilebilir.

BAŞLIK II. Sorumluluğun genel şartlari
Bölüm 2. Zarar
Madde 2. 101. Tazmin edilebilir zarar

Zarar, hukuken korunan bir menfaatin maddî ya da manevî değerinde eksilme yaratacak şekilde zedelenmesini gerekli kılar.

Madde 2.102. Korunan menfaatler

(1) Bir menfaatin koruma kapsamı, menfaatin niteliğine bağlı olarak değişir; menfaatin değeri ne kadar yüksek, tanımı ne kadar kesin ve ko-runması ne kadar gerekli ise, söz konusu kap-sam o ölçüde geniş tutulur.
(2) En geniş ölçüde korunan menfaatler yaşam, fiziksel, zihinsel bütünlük ve özgürlüktür.
(3) Mülkiyet hakları, maddî varlığı olmayan şeyler üzerindeki hakları da içine alacak şekilde geniş bir çerçevede korunur.
(4) Salt ekonomik ya da sözleşmesel menfaatle-rin koruma kapsamı daha sınırlıdır. Bu tip men-faatlerin kapsamının belirlenmesinde, özellikle fail ile zarar gören arasındaki ilişkinin yoğunluğu ya da zarara yol açarken failin, menfaatlerinin mutlak olarak mağdurun menfaatlerinin değerin-den daha düşük olduğunu bilip bilmediği göz önünde bulundurulur.
(5) Menfaatin koruma kapsamı, sorumluluğun niteliğine bağlı olarak da değişiklik gösterebilir. Örneğin kasıtlı olarak zedelenen menfaatler, diğerlerine göre daha geniş bir kapsamda koru-nur.
(5) Menfaatin koruma kapsamı, sorumluluğun niteliğine bağlı olarak da değişiklik gösterebilir. Örneğin kasıtlı olarak zedelenen menfaatler, diğerlerine göre daha geniş bir kapsamda koru-nur.

Madde 2.103. Zararın meşruluğu

Hukuka aykırı sayılan faaliyetlerden veya benzer nedenlerden doğan kayıplar tazmin edilmez.

Madde 2.104. Zararın meydana gelmesini ön-lemek için yapılmış masraflar

Bir zarar tehlikesini ortadan kaldırmak için yapıl-mış masraflar, makul sayıldıkları ölçüde tazmin edilir.

Madde 2.105. Zararın ispatı

Zarar, olağan ispat kuralları çerçevesinde kanıt-lanır. Kesin olarak belirlenmesinin çok güç veya çok masraflı olduğu durumlarda zararın miktarı, yargı organlarınca tahmini olarak belirlenir.

Bölüm 3. İlliyet bağı
Kısım 1. Olmazsa olmaz kuralı ve diğer sınır-lamalar
Madde 3.101. Olmazsa olmaz kuralı (conditio sine qua non)

Bir faaliyet veya davranış (bundan sonra: faali-yet) olmaksızın zarar meydana gelmeyecek idiy-se, faaliyet mağdurun uğradığı zararın sebebi sayılır.

Madde 3.102. Yarışan sebepler

Birden çok faaliyetten her biri aynı zararı aynı zamanda meydana getirmeye elverişli ise, her bir faaliyet zararın sebebi sayılır.

Madde 3.103. Seçimlik sebepler

(1) Birden çok faaliyetten her birinin zararı mey-dana getirmeye elverişli olması ve somut olayda zararı meydana getirmiş olan faaliyetin belirle-nememesi durumunda, her bir faaliyet zarara yol açma olasılığı ölçüsünde uğranılan zararın se-bebi sayılır.
(2) Zarar görenlerin birden fazla olduğu durum-larda, zarar görenlerden birinin zararının bir baş-kasının faaliyeti sonucu meydana geldiği kesin olarak belirlenemiyorsa ve söz konusu faaliyetin uğranılan zararların tümünün nedeni olmama ihtimali mevcutsa, faaliyet zarara yol açma ihti-mali ölçüsünde her bir zararın sebebi sayılır.

Madde 3. 104. Farazi sebepler

(1) Bir faaliyet, zarara kesin ve geri döndürüle-mez bir şekilde neden olmuşsa, aynı zarara yol açabilecek bundan sonraki diğer faaliyetler göz ardı edilir.
(2) Ancak, zararı arttırıcı ya da ağırlaştırıcı rol oynamış sonraki faaliyetler göz önünde bulundurulur.
(3) Sonraki faaliyet, devam eden zarara yol aç-mış ilk faaliyetin neden olduğu zarara sebep olabilecek nitelikteyse, her iki faaliyet de sonraki faaliyetin zarara neden olabileceği andan itibaren devam eden zararın nedeni sayılır.

Madde 3. 105. Belirsiz kısmî illiyet

Zararı meydana getrimeye elverişli birden çok faaliyetten hiçbirinin zararın tamamına ya da en azından belirlenebilir bir kısmına yol açmadığı kesinse, (çok küçük ölçüde de olsa) zarara yol açmış olması muhtemel tüm faaliyetler eşit oranlarda zararın sebebi sayılır.

Madde 3.106. Zarar görenin etki alanından doğan muhtemel sebepler

Zarar gören, muhtemelen kendi etki alanından doğan faaliyet, olay ya da şartların neden olduğu zararlara ihtimal ölçüsünde kendisi katlanır.

Kısım 2. Sorumluluğun kapsamı
Madde 3.201. Sorumluluğun kapsamı

Bir faaliyet bu bölümün birinci kısmı anlamında sebep teşkil ediyorsa, zararın bir kimseye atfedilebilir olup olmadığı ve bunun ölçüsü şu etmenlere bağlıdır:

a) Faaliyette bulunulan yer ve zaman göz önünde tutulduğunda faaliyetin sonuçlarının, özellikle böyle bir faaliyetin normal şartlar altında neden olabileceği zararın ağırlığının, makul bir insan tarafından öngörülebilir olup olmadığına;
b) korunan menfaatin niteliğine ve değerine (m. 2. 102);
c) sorumluluğun nedenine (m. 1. 101);
d) hayatın olağan tehlikelerine;
e) ihlal edilen normun koruma amacına.

BAŞLIK III. Sorumluluğun temeli
Bölüm 4. Kusur sorumluluğu
Kısım 1. Kusur sorumluluğunun şartları
Madde 4. 101. Kusur

Kasıt ya da ihmal nedeniyle gerekli özeni göstermeyen kimse, kusurundan sorumlu olur.

Madde 4. 102. Gerekli özenin ölçüsü

(1) Makul bir insandan aynı şartlarda göstermesi beklenen özen, gerekli özenin ölçüsünün belirlenmesinde esas alınır. Bu ölçü, özellikle söz konusu menfaatin niteliği ve değerine, faaliyetin tehlikeliliğine, faaliyette bulunanın sahip olması gereken teknik bilgiye, zararın öngörülebilirliğine, ilgililer arasındaki ilişkinin yakınlığına ya da güvene göre değişir. Ayrıca, zararın meydana gelmemesi için yapılacak harcamanın tutarı ya da başka türlü davranmanın mümkün olup olmadığı da göz önünde bulundurulur.
(2) Gerekli özenin ölçüsü yaşı, zihinsel veya fiziksel engelleri ya da olağan olmayan şartlar nedeniyle bir kimseden söz konusu ölçüye uygun davranmasının beklenemeycek olması durumunda, daha hafif takdir edilir.
(3) Gerekli özenin ölçüsünün belirlenmesinde, belli bir davranışta bulunulmasını emreden ya da yasaklayan kurallar dikkate alınmalıdır.

Madde 4. 103. Başkalarını zarardan koruma yükmü

Bir başkasını zarardan korumak için olumlu davranışta bulunma yükmü kanundan doğabileceği gibi, failin tehlikeli durum yarattığı, onu kontrol ettiği ya da tarafların özel bir ilişki içinde bulunduğu hâllerde de ortaya çıkabilir; ayrıca, bir taraftan zararın boyutlarının ciddi olması, diğer taraftan zararın önlenmesinin kolay olması, bir başkasını zarardan koruma yükmünün varlığını haklı kılar.

Kısım 2. Kusurun ispat yükünün ters çevrilmesi
Madde 4. 201. Genel olarak kusurun ispat yükünün ters çevrilmesi

(1) Kusurun ispat yükü, faaliyetin arz ettiği tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak ters çevrilebilir.
(2) Tehlikenin ağırlığı, olası bir zararın böyle durumlardaki ağırlığı ve zararın meydana gelme ihtimali göz önünde tutularak belirlenir.

Madde 4.202. İşletme sorumluluğu

(1) Ekonomik ya da mesleki amaçla süreklilik arz eden bir faaliyeti yardımcı şahıslar veya teknik ekipman kullanarak yürüten kimse, gerekli özeni gösterdiğini ispat edemediği takdirde, işletmenin işleyişinde ya da çıktılarında kendini gösteren bir ayıbın neden olduğu tüm zararlardan sorumlu olur.
(2) Ayıp, makul olarak işletmeden veya onun çıktılarından beklenen standarttan sapmayı ifade eder.

Bölüm 5. Tehlike sorumluluğu
Madde 5.101. Alışılmışın ötesinde tehlike arz eden faaliyetler

(1) Alışılmışın ötesinde tehlike arz eden faaliyette bulunan kimse, faaliyetin arz ettiği tehlikenin gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan zararlardan kusursuz olarak sorumluldur.
(2) Şu durumlarda bir faaliyet alışılmışın ötesinde tehlikeli sayılır:
a) gerekli tüm özenin gösterilmesine rağmen öngörülebilir şekilde önemli bir zarar tehlikesi arz ediyorsa ve
b) genel bir ihtiyacın karşılanmasına yönelik değilse.
(3) Zarar tehlikesi, zararın ağırlığı veya meydana gelme ihtimali göz önünde bulundurulduğunda önemli sayılabilir.
(4) Tehlike sorumluluğuna konu faaliyet, Esaslar dışında ulusal veya uluslararası bir düzenlemeye konu oluşturmaktaysa, bu madde uygulanmaz.

Madde 5.102. Diğer tehlike sorumluluğu hâlleri

(1) Ulusal düzenlemeler, alışılmışın ötesinde tehlike arz etmeyen faaliyetler için de tehlike sorumluluğu öngörebilirler.
(2) Aksi yönde bir ulusal düzenleme mevcut değilse, tehlike sorumluluğu kuralları kıyasla benzer tehlike arz eden faaliyetlere de uygulanabilir.

Bölüm 6. Başkalarının fiillerinden sorumluluk
Madde 6.101. Küçüklerin ve zihinsel engellilerin fiillerinden sorumluluk

Bir küçükten ya da zihinsel engelliden sorumlu olan kimse, denetimin gerektirdiği özeni gösterdiğini ispatlamadıkça, onun yol açtığı zararlardan sorumlu olur.

Madde 6.102. Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk

(1) Bir kimse, yardımcısının gerekli özeni göstermeyerek işiyle ilgili verdiği zararlardan sorumlu tutulur.
(2) Bağımsız yüklenici, bu düzenleme çerçevesinde yardımcı sayılmaz.

BAŞLIK IV. Sorumluluğu sınırlandıran ya da kaldıran nedenler
Bölüm 7. Genel nedenler
Madde 7.101. Hukuka uygunluk nedenleri

((1) Sorumluluk, hukuka uygun davranıldığı ölçüde ortadan kaldırılabilir. Şu hâller failin davranışını hukuka uygun hâle getirir:
a) korunan menfaatleri hukuka aykırı saldırıdan korumak için hareket etme (meşru müdafaa),
b) zorunluluk,
c) kolluk güçlerinin zamanında müdahalede bulunamayacak olması,
d) zarar görenin rızasının bulunması veya tehlikeyi göze almış olması ve
e) davranışın örneğin bir konuda yetki verilmesi yoluyla hukuk düzeni tarafından tanınmış olması.
(2) Sorumluluğun kaldırılması, bir taraftan bu hukuka uygunluk nedenlerinin ağırlığına, diğer taraftan sorumluluğun şartlarına bağlıdır.
(3) Sorumluluk, istisnai durumlarda tamamen kaldırılma yerine daha hafif takdir edilebilir.

Madde 7. 102. Tehlike sorumluluğunu kaldıran ya da hafifleten nedenler

(1) Tehlike sorumluluğu, öngörülemez ve engellenemez
a) olağan dışı bir doğa olayından ya da
b) bir üçüncü kişinin davranışından ileri gelmişse, kaldırılabilir ya da hafifletilebilir.
(2) Tehlike sorumluluğunun kaldırması ya da hafifletilmesi ve bunun ölçüsü, bir taraftan dış etmenlerin ağırlığına, diğer taraftan sorumluluğun kapsamına bağlıdır.
(3) Tehlike sorumluluğu, 1(b) hükmü uyarınca hafifletilmişse, 9.101 (1)(b) hükmüne göre üçüncü kişinin olası sorumluluğuyla birlikte değerlendirilir.

Bölüm 8. Zarar verici fiilin meydana gelmesine katkıda bulunan davranış veya faaliyet
Madde 8.101. Zarar görenin zarar verici fiilin meydana gelmesine katkıda bulunan davranış veya faaliyeti

(1) Zarar verenin sorumluluğu, zarar görenin zarar verici fiilin meydana gelmesine katkıda bulunan davranışı veya faaliyeti ölçüsünde kaldırılabilir veya hafifletilebilir.

(2) Bir kimsenin ölümü nedeniyle istenilen tazminat, ölenin davranışı ya da faaliyeti göz önünde bulundurularak birinci fıkra uyarınca reddedilebilir veya daha az takdir edilebilir.

(3) Zarar görenin yardımcısının davranışı ya da faaliyeti zararın meydana gelmesine katkıda bulunmuşsa, zarar görene ödenecek tazminat, birinci fıkra uyarınca reddedilebilir veya daha az takdir edilebilir.

BAŞLIK V. Faillerin çokluğu
Bölüm 9. Faillerin çokluğu
Madde 9.101. Müteselsil ve müşterek sorumluluk: failler ve zarar gören arasındaki ilişki

(1) Zararın tamamı ya da ayırt edilebilir bir kısmı iki ya da daha fazla kimseye atfedilebiliyorsa, bunlar zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Müteselsilen sorumluluk şu hâllerde söz konusu olur:

a) bir kimse bir başkasının zararı ortaya çıkaran faaliyetine bilerek katılmış, faaliyete neden olmuş ya da faaliyet için onu cesaretlendirmişse,

b) bir kimsenin davranışı ya da faaliyetiyle yol açtığı zararın aynı zamanda bir başkasına atfedilmesi mümkünse veya

c) bir kimse, yardımcısının yol açtığı zararlardan onunla beraber sorumlu ise.

(2) Müteselsilen sorumluluk hâlinde zarar gören, uğradığı zarar miktarının tamamını aşmayacak şekilde zarar verenlerin her birinden ya da bunların birkaçından zararının tamamının tazmin edilmesini isteyebilir.

(3) Zarar görene karşı sorumlu olanlardan her birinin zararın sadece belli bir kısmından sorumlu olmasını gerektirecek neden bulunmadıkça zarar, bu maddenin 1(b) fıkrasında ifade edildiği şekliyle anlaşılır. Aksini iddia eden, bunu ispatla yükümlüdür. Aksi ispat edildiği takdirde, müştereken sorumluluk söz konusu olur ve her bir zarar veren, zarar görene karşı sadece kendisine atfedilebilen zarar miktarıyla sorumlu olur.

Madde 9.102. Müteselsil sorumlu olanlar arasındaki ilişki

(1) Zarardan sorumlu olan kimse, diğer müteselsil sorumlululardan, fazladan ödemede bulunduğu kısım için kendisine ödemede bulunulmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak, failler arasında zararın paylaşımına ilişkin farklı kurallar öngören sözleşme, yasal düzenleme, ya da sebepsiz zenginleşme kuralları bulunmadığında öne sürülebilir.

(2) Ödeme miktarı, bu maddenin 3. fıkrası hükmü muaf olmak üzere, her bir zarar verenin sorumluluğu ölçüsünde, özellikle her bir failin kusurunun ağırlığı ya da her bir fail açısından sorumluluğu kuran veya hafifleten nedenler göz önünde bulundurularak belirlenir. Bu miktar, tazminat tutarının tamamını kapsayabilir. Faillerin sorumluluğunu belirlemek mümkün değilse, bunlar zarardan eşit oranlarda sorumlu sayılırlar.

(3) 9.101 hükmü uyarınca yardımcısının verdiği zararlardan sorumlu olan kimse, yardımcısı dışında kalan zarar verenlerin ödeme miktarlarının belirlenmesinde, yardımcısına atfedilen sorumluluğun tamamını yüklenmiş sayılır.

(4) Sorumluluğun müşterek olması, her bir zarar verenin sadece sorumlu olduğu kısım için ödeme yapmakla yükümlü olduğunu ifade eder; davacı, bu madde uyarınca sadece kendine düşen kısımla sorumlulu olur. Sorumlulardan birinin kendi kısmına düşen borcu ödemesi mümkün olmazsa, ona düşen pay diğer faillere her birinin sorumuluğu ölçüsünde paylaştırılır.

BAŞLIK VI. Zararın tazmini
Bölüm 10. Tazminat
Kısım 1. Genel olarak tazminat
Madde 10.101. Tazminatın niteliği ve konusu

Tazminat, zararının giderilmesi için zarar görene verilen bir miktar paradan ibarettir ve onun zarar verici eylem meydana gelmemiş olsaydı sahip olacağı durumda bulunmasını sağlama amacı gütmektedir. Tazminat, zararı önleme işlevini de haizdir.

Madde 10.102. Toptan ya da irat şeklinde ödeme

Tazminat, zarar görenin menfaatine uygun bir şekilde toptan ya da irat şekilinde ödenebilir.

Madde 10.103. Zarar verici eylemle birlikte elde edilen kazanımlar

Tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin zarar verici eylemin meydana gelmesiyle elde ettiği kazanımlar, amaçla bağdaştığı ölçüde dikkate alınır.

Madde 10.104. Aynen tazminat

Zarar gören, gerçekleştirilmesi imkansız değilse ya da diğer taraf için çok ağır sonuçlar doğurmayacaksa aynen tazminat isteminde bulunabilir.

Kısım 2. Maddî zarar
Madde 10.201. Maddî zararın niteliği ve miktarının belirlenmesi

Zarar verici eylemin zarar görenin mal varlığında yarattığı eksilme, tazmin edilebilir maddî zarardır. Bu tip zararlar, mümkün olduğunca somut bir şekilde belirlenmelidir; ancak gerektiğinde, örneğin piyasa değeri kavramına atıf yapılarak objektif belirleme de yapılabilir.

Madde 10.202. Bedensel zararlar ve ölüm halinde uğranılan zarar

(1) Fizikî zararlar ve bilinen bir hastalığa yol açmış zihinsel bütünlüğünün zedelemesi sonucu uğranılan zararlar kazanç kaybını, ekonomik geleceğin zedelenmesinden doğan kayıpları (kazanç kaybı şeklinde ortaya çıkmasa bile) ve tedavi giderleri gibi makul masrafları kapsar.

(2) Ölüm hâlinde, aile üyeleri gibi ölen tarafından bakılan kimseler veya ölüm meydana gelmeseydi bakılacak olan kimseler destekten yoksun kaldıkları ölçüde zarara uğramış sayılır.

Madde 10.203. Eşyanın fonksiyonun ortadan kaldırılması, telef edilmesi veya eşyaya hasar verilmesi sonucu uğranılan zarar

(1) Bir eşyanın fonksiyonu ortadan kaldırıldığında, eşya telef edildiğinde veya eşyaya hasar verildiğinde eşyanın değeri ya da değerindeki azalma miktarı tazminatın belirlenmesinde rol oynar; zarar görenin eşyanın yenisini almak ya da onu tamir ettirmek iradesi göz önünde bulundurulmaz. Ancak zarar gören daha önce onu yenisiyle değiştirmiş ya tamir ettirmişse (ya da bunları yapmak üzereyse), makul sınırlar içerisinde kalmak üzere tazminatın miktarını aşan kısım için de tazminat isteyebilir.

(2) Eşyanın kullanımının imkansız hâle geldiği durumlarda, meslekî faaliyetin durdurulmasından doğan dolaylı kayıplar da tazmin edilebilir.

Kısım 3. Manevî zarar
Madde 10.301. Manevî zarar

(1) Koruma kapsamı göz önünde bulundurulduğunda (m. 2.102.), bir mefaatin zedelenmesi manevî tazminat ödenmesini haklı kılabilir. Bu durum, özellikle zarar görenin bedensel bütünlüğünün, haysiyetinin, özgürlüğünün ya da diğer şahsî haklarının ihlali hâlinde söz konusu olur. Manevî zarar, ölenin ya da ciddi şekilde yaralananın yakınlarının da tazminat istemesine olanak tanır.

(2) Genel olarak manevî tazminat miktarının belirlenmesi, somut olayın tüm şartlarının, özellikle ihlalin ağırlığının, süresinin ve sonuçlarının göz önünde bulundurulmasını gerektirir. Zararı önemli ölçüde ağırlaştırmışsa, zarar verenin kusuru dikkate alınır.

(3) Fizikî bütünlüğün zedelenmesi durumunda, bu zedelenme nedeniyle zarar görenin çektiği acı ya da beden veya akıl sağlığının kötüleşmesi, manevî zarara konu oluşturur. Tazminat miktarlarının belirlenmesinde, objektif olarak birbirine benzeyen kayıplar (ölenin ya da ciddi şekilde yaralanmış olanın yakınlarının kayıpları da dahil olmak üzere) benzer tazminat miktarlarına hükmedilmesini gerekitrir.

Kısım 4. Tazminattan indirim
Madde 10.401. Tazminattan indirim

İstisnai olarak, tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında tazminatın ödenmesi davalı için önemli ölçüde ağır sonuçlara yol açacaksa, tazminat miktarında indirim yapılabilir. İndirim, özellikle sorumluluğun sebebi (m. 1.101.), menfaatin koruma kapsamı (m. 2.102.) ve zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.


Turkish Translation by Erdem Büyüksagis.

Links
© European Group on Tort Law - 2011| All Rights Reserved| Legal Warning Credits